18 Eylül 2012 Salı

Sistem Artığı

Bu sistem beni yutuyor. Nefes alamıyorum artık. Dağlarıma gitmek istiyorum.

Bir şeye sahip olmak suç bu sistemde. Ev, araba, su, elektrik, kaldırım, sokak, kedi, çöp, toprak... Evet sahip olduğun toprağa bile verği alıyor sistemin uşakları. Sanki toprağa mineralini, havaya suyunu veriyorlar da kendi mallarıymış gibi allahın toprağından vergi alıyorlar!

İmdat.


Yeter gerçekten çok bunaldım.
Kervan yolda düzülür deyip çekip gitmek istiyorum.
Kira vermek istemiyorum.
Aidat ödemek istemiyorum.
Harç vermek istemiyorum.
Eğitim almak, okumak istemiyorum.
Hizmet vermek istemiyorum.
Elektrik faturası, su faturası vermek istemiyorum.
Gelir vergisi ödemek istemiyorum.
İşin aslı, elektriği de geliri de istemiyorum.
Vergim emek gelirim ürün olsun istiyorum.
Ben vergimi toprağa vermek istiyorum.
Hiç değilse karşılığını alacağımı biliyorum, ama az, ama çok...


Aslında benle ilgili değil bu sadece.
Herkes rahatsız olsun istiyorum.
Kafa çalıştırmak bedavayken, aptallık yüzünden bu sisteme bedel ödemelerini istemiyorum.
Gerçi kafa çalıştırmak bile bedava değil bu sistemde.
Kafan çalışsın diye ailen bedel ödüyor.
Kafan çalıştığı için yine bedel ödüyorsun.
Ailen sen bedel ödüyorsun diye üzülüyor.
Ve yine bir bedel ödüyor.

Bu sisteme hapsediyorlar bizi.

Doğ, oku, okul kazan, meslek sahibi ol, işe gir, para kazan, evlen, çocuk yap, para biriktir, çocuk okut, emekli ol, biriktirdiğin parayı harcayamadan öl.
Belki de para bile biriktireme, bu sisteme yeni köleler kazandırmak için o parayı çocuklarına harca ve onları okula gönder! Ve sonra hiçbir hayalini gerçekleştirememiş olarak öl!
Ve sonra dile, sadece dile çocukların hayallerini gerçekleştirebilsin diye.
E ama o çocuk senden hayallerini gerçekleştirebilmek dışında herşeyi öğrendi.
Peki kim yol gösterecek ona? Bu sistemin hangi uşağı?
Hah! Doğru ya, sen de ailenden hayellerini gerçekleştirmeyi öğrenenmemiştin zaten... Nasıl da unutuverdim!

Hayallerinden bahsettiğinde ilk sen çıktın karşısına duvar gibi.
Sistem dedin, sigorta dedin, emeklilik falan dedin.
Doğa dedi, okul dedin.
Aşk dedi, evlilik dedin.
Bir ümit, evlilik dedi, bu sefer de çocuk dedin.
Korkularınla esir ettin sen o özgür beyni.

Hayallerini gerçekleştirmek için evlenemez bir insan zaten sana göre. Sadece bu sisteme köleler doğurmak için evlenir.
Evlenmek dediğin de nedir?

Bu sistemden çıkmanın tek yolu bu sisteme yeni köleler vermemek.
En azından köleliğinden kurtulmadan...

İnsan ırkı için sadece farkındalık diliyorum artık. Huzursuzluk ve rahatsızlık diliyorum.
Farkında olmadan huzursuz, huzursuz olmadan rahatsız olunamıyor.
Rahatsız olmadan da karşı çıkılamıyor.

Çok zor değil mi?

Evet biliyorum.

Sıkıntım da bu yüzden zaten.

Ne demiştim?

Nefes alamıyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder